Diyarbakır’da gözaltına alınan 104 öğrenciden 54′ü serbest
Diyarbakır’da gözaltına alınan 104 öğrenciden 54′ü serbest
Diyarbakır’daki Dicle Üniversitesi (DÜ) tarafından gerçekleştirilen ‘Bahar Şenlikleri’ programının kendilerine sorulmadan düzenlendiği gerekçesiyle eylem yaptıkları için gözaltına alınan 104 öğrenciden 54′ü serbest bırakıldı.
Sabah saatlerinde adliyeye sevk edilen öğrencilerin 104 öğrenciden 54′ünün müracaat savcısı tarafından ifadeleri alındı.
Burada ifade veren öğrencilerden 52’si savcılıkça serbest bırakılırken, 2’si tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Hakime ifade veren 2 öğrenci de mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
Gözaltındaki diğer 50 öğrenci ise KCK ile bağlantıları olduğu iddiasi ile ilgili Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’na sevk edildi.
DÜ’de bir grup öğrenci dün sona eren Bahar Şenlikleri’nin programının projesinin kendilerine sorulmadan düzenlenen, etkinliklerin yapıldığı alanda 6 saat boyunca oturma eylemi gerçekleştirmişti. Bunun üzerine polis eylemci 104 öğrenciyi gözaltına almıştı.
Öcalan avukatları ile görüştü
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları, müvekkilleri ile Çarşamba günü ‘hava muhalefeti’ nedeniyle gerçekleştiremedikleri görüşmelerini gerçekleştirerek İmralı Adası’ndan döndü.
Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Sebahattin Demirtaş, Doğan Erbaş ve Şakir Demir, müvekkilleri PKK Lideri Abdullah Öcalan’la görüşmelerini gerçekleştirmek sabah saatlerinde Bursa’nın Gemlik ilçesine geldi. Gemlik Jandarma Komutanlığı’nda işlemleri yapıldıktan sonra İmralı Adası’na giden avukatlar, Öcalan ile görüşerek, İmralı’dan döndü.
Çukurca’da patlama, 1 asker yaşamını yitirdi
Hakkari’nin Çukurca ilçesi’nde yol kenarına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 1 asker öldü.
Alınan bilgilere göre olay bugün saat 17.00 sıralarında Çukurca’nın Güney Kürdistan sınırındaki Kavuşak(Bilican) Mevkii’nde meydana geldi. İlk belirlemelere göre patlamada 1 asker öldü. Patlama ardından bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.
‘O ancak son delik olur’
Nihat Doğan eski aşkı Seda Sayan’ın konusu açılınca böyle bir açıklama yaptı.
Bir televizyon programında “Bugüne kadar çok sanal aşk yaşadık, artık sıra reel aşklarda” şeklinde bir açıklama yapan Nihat Doğan, bu sözleriyle eski sevgilisi Seda Sayan’a gönderme yaptığı yorumlarına sinirlendi. Konuyla ilgili konuşurken Sayan’dan ‘Malum kadın’ diye bahseden Doğan, şunları söyledi:
Malum kadın…
“Ben bugüne kadar adı bende gizli kalacak nice büyük aşklar yaşadım. Hepsini de kalbime gömdüm. Benim yaşadığım bu değerli aşklar içinde o kadının adı ancak en son delik olabilir. O malum kadının adını artık benimle birlikte anmayın.”
Hakkari’de hain saldırı
Hakkari’nin Çukurca ilçesi dağlık arazi kesiminde mayın patlaması sonucu bir asker şehit oldu.
Alınan bilgiye göre, güvenlik güçlerinin Kavuşak bölgesi dağlık arazi kesiminde terör örgütü PKK’ya yönelik yürüttüğü arazi arama tarama faaliyeti sırasında, bir asker mayına bastı.
Mayının infilak etmesi sonucu , kimliği henüz belirlenemeyen bir asker şehit oldu.
Şehit askerin cenazesi, helikopterle Dağ ve Komando Tugay Komutanlığına getirilerek, Hakkari Asker Hastanesi morguna kaldırıldı.
Patlamanın ardından bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldığı bildirildi.
ODTÜ’DE gerginlik
ODTÜ’de öğrenciler arasında çıkan kavga üzerine okula ambulans çağırıldı.
Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde akşam saatlerine doğru 2 sol grup arasında henüz bilinmeyen bir nedenle kavga çıktı. Taşlı sopalı meydana gelen olayda 3 öğrenci yaralandı. Olayların büyümesi üzerine, üniversite yönetimi yerleşkeye polisi davet etti. Polis olaylara müdahale ederek grupları dağıttı. Yerleşke içinde çevik kuvvet güvenlik önlemleri aldı. Olayların Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi bir grup öğrenci ile, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) gençlik kolları üyesi bir grup arasında çıktığı öğrenildi. Üniversitede gerginlik sürüyor.
Çiçek hakkında yakalama emri
İrtica ile Mücadele Eylem Planı” adlı belgeye ilişkin iddianame kabul edildi. Belgenin altında imzası olduğu iddia edilen Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek hakkında oy çokluğu ile yakalama kararı çıkarıldı. İlk duruşma 28 Haziran’da Silivri Cezaevi’nde yapılacak.
İSTEK Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Bedrettin Dalan, Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek’in de aralarında olduğu 7 sanıklı iddianame İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Davanın sanıklarından Albay Dursun Çiçek hakkında oy çokluğu yakalama kararı çıkarıldı. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, “yakalama kararı”na muhalefet etti. Mahkeme Başkanı ayrıca tutuklu sanıklar Serdar Öztürk, Deniz Yıldırım ve Ufuk Akkaya’nın tahliyesini de istedi. Ancak üye hakimler Sedat Sami Haşıloğlu ve Hasan Hüseyin Özese’nin kararıyla 3 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.
İLK DURUŞMA 28 HAZİRAN’DA SİLİVRİ’DE
Mahkeme ilk duruşmayı 28 Haziran’da Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda yapacak.
Mahkeme, müştekiler AKP adına Milletvekili İdris Naim Şahin, Hasan Hüseyin Tanrıverdi, Süleyman Küçüksucu, Ali Aydın, Mustafa Coşkun’un ilk duruşmaya çağırmadı. Müştekiler daha sonraki celselere katılabilecek.
İddianamede, bir numarada Bedrettin Dalan iki numarada ise Dursun Çiçek yer alıyor. İddianamede Avukat Serdar Öztürk, Ufuk Akkaya, Mehmet Deniz Yıldırım, İlhami Ümit Handan, Özel Yılmaz da sanık olarak bulunuyor. İddianamede Ak Parti adına Milletvekili İdris Naim Şahin, Hasan Hüseyin Tanrıverdi, Süleyman Küçüksucu, Ali Aydın, Mustafa Coşkun müşteki olarak yer alıyor.
82 EK KLASÖR
İstanbul Cumhuriyet Savcıları Ercan Şafak, Fikret Seçen, Murat Yönder ve Zekeriya Öz tarafından hazırlanan 184 sayfalık iddianamenin 82 adet ek klasörü bulunuyor.
BAŞBAKAN ‘MAĞDUR’ OLARAK YER ALDI
İddianamenin Ulusal Yargı Ağı Projesi’ndeki (UYAP) kaydında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “mağdur”, Ak Parti de “müşteki” sıfatıyla yer aldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamenin UYAP’taki kaydında, Bedrettin Dalan, Albay Dursun Çiçek, avukat Serdar Öztürk, Ufuk Akkaya, Mehmet Deniz Yıldırım, İlhami Ümit Handan ve Özel Yılmaz şüpheli olarak yer aldı.
UYAP kayıtlarında, 385 kişi müşteki, 2 mağdur, 29 tanık, 3 ifade sahibi, 7 ihbar eden, 2 meçhul şüpheli ve 4 de şikayetçi bulunuyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “mağdur”, Ak Parti’nin de “müşteki” olarak gösterildiği UYAP kaydında, kapatılan DTP’nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk ve partinin eski milletvekilleri Hasip Kaplan ile Aysel Tuğluk’a da “müşteki” sıfatıyla yer veriliyor.
UYAP kayıtlarında şüphelilerin, “suç ile devletin savaş imkanlarının tehlikeye sokulması”, “açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme”, “devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme amacı dışında kullanma”, “hile ile alma çalma”, “devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme”, “hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek”, “kayda alınan konuşmaların basın, yayın yoluyla yayınlanması”, “kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “resmi belgede sahtecilik”, “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma”, “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme”, “silahlı terör örgütüne üye olma”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “özel belgede sahtecilik”, “özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek”, “özel hayatın gizliliğini ihlal etmek” ve “iftira” suçlarından yargılanması öngörülüyor.
DALAN VE ÇİÇEK’E AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ
Cumhuriyet Savcıları Ercan Şafak, Fikret Seçen, Murat Yönder ve Zekeriya Öz tarafından hazırlanan 184 sayfalık iddianamede sanıklar hakkında şu cezalar isteniyor:
-Hakkında yakalama kararı bulunan İSTEK Vakfı Başkanı Bedrettin Dalan: ’Silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek’, ’Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek’ suçlarından 22,5 yıl ile ağırlaştırılmış müebbet arasında hapis
-Hakkında yakalama kararı bulunan kurmay albay Dursun Çiçek: ’Örgüt üyesi olmak, ’Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek’ suçlarından 15 yıl ile ağırlaştırılmış müebbet arasında hapis
-Tutuklu sanık Avukat Serdar Öztürk: ’Silahlı terör örgütüne üye olmak’, ’Açıklanması yasak bilgileri temin etmek’, ’Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin ederek davletin savaş imkanlarının tehlikeye sokmak’, ’Devletin güveliğine ilişkin belgeleri tahrip etmek, amacı dışında kullanmak, hile ile almak, çalmak’ ’Ruhsatsız ateşli silahlarla, mermileri satın almak, taşımak, bulundurmak’ suçlarından 27 yıldan 54 yıla kadar hapis
-Tutuklu sanık gazeteci Ufuk Akkaya: ’Silahlı terör örgütü üyesi olmak’, ’Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek’, ’Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek’, ’Hukuka aykırı olarak kişilerin verilerini kaydetmek’, ’Devletin güveliğine ilişkin belgeleri tahrip etmek, amacı dışında kullanmak, hile ile almak, çalmak’, ’Kayda alınan konuşmaların basın, yayın yoluyla yayınlanması’ suçlarından 25,5 yıldan 55,5 yıla kadar hapis
-Tutuklu sanık gazeteci Mehmet Deniz Yıldırım: ’Silahlı terör örgütü üyesi olmak’, ’Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek’ , ’Özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek’, ’Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek’, ’Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak’, ’Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek, amacının dışında kullanmak, hile ile almak, çalmak’ suçlarından 27 yıldan 57 yıla kadar hapis cezası
-Serbet Sanık İlhami Ümit Handan: ’Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis
-Serbest sanık MİT İzmir Bölge Başkanı Özel Yılmaz: ’Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis
19 ŞÜPHELİ HAKKINDA TAKİPSİZLİK VERİLDİ
Savcılar, şüpheliler Yakup Kürşat Yılmaz, Hülya metin, Coşkun Umur, Ahmet Hicri Dinçerol, Barış Dalan, Yaşar Öz, Zuhal Azeri, Ersin Bal, Ali Kalkancı, Selami Hüner, Turgut Büyükdağ, Özkan Bektaş, Yalçın Tanfer, Erhan Göksel, İlknur Uzer, Seyhan Fındıkçı, Füsun Çağırgan, Cengiz Can Erol ve Teoman Alili hakkında dava açılmasına gerek olmadığına karar verdi.
ÇİÇEK’İN AVUKATINDAN AÇIKLAMA
İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” iddianamesinde sanık olarak yer alan ve hakkında yakalama emri çıkarılan Albay Dursun Çiçek’in avukatı İrem Çiçek, kendilerine henüz resmi bir çağrının ulaşmadığını söyledi.
“Yakalama emri” kararıyla ilgili henüz müvekkiliyle görüşmediğini belirten avukat İrem Çiçek, iddianameyi kabul eden İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ni telefonla aradıklarını ve mahkemece iddianamenin kabul edildiğinin onaylandığını buradan öğrendiklerini belirterek, tebligatın kendilerine ulaşmasının ardından, Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne geleceklerini belirtti.
Erdoğan hakkındaki gensoru reddedildi
TBMM Genel Kurulunda, CHP tarafından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verilen gensoru önergesine ilişkin görüşmeler bugün yapıldı. Gensorunun gündeme alınması reddedildi.
Genel Kurul, TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil’in başkanlığında toplandı.
Başkanlığın sunuşlarının ardından CHP Grup Başkanvekillerinin; “Bazı yabancı firmaların Türkiye’de rüşvet dağıttığı iddiaları karşısında gerekeni yapmadığı” gerekçesiyle Başbakan Erdoğan hakkındaki gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelere geçildi.
Görüşmelerde, ilk sözü önerge sahipleri adına CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu aldı.
Görüşmeler sonucunda CHP’nin Başbakan Erdoğan hakkında verdiği gensorunun gündeme alınması reddedildi.
MGK: Terörle mücadele sürecek
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından yayımlanan bildiride, “Toplantıda, bazı ülkelerce 1915 olaylarıyla ilgili olarak yapılan açıklamalar ve bu konuda tarafımızdan gerçekleştirilen girişimler değerlendirilmiştir. Türk ve Ermeni uluslarının ortak tarihlerinin ancak gerçekliği tartışılmayacak kanıt ve belgeler temelinde, önyargılardan arındırılmış olarak, tarafsız ve bilimsel bir yaklaşımla değerlendirilebileceğinin altı çizilmiştir” denildi.
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından yayımlanan bildiride, toplantıda, bazı ülkelerce 1915 olaylarıyla ilgili yapılan açıklamalar ve Türkiye’nin bu konudaki girişimlerinin değerlendirildiği belirtilerek, “Türk ve Ermeni uluslarının ortak tarihlerinin ancak gerçekliği tartışılmayacak kanıt ve belgeler temelinde, önyargılardan arındırılmış olarak, tarafsız ve bilimsel bir yaklaşımla değerlendirilebileceğinin altı çizilmiştir” denildi.
MGK Genel Sekreterliği tarafından yayımlanan bildiride, toplantıda ülke güvenliğini ilgilendiren iç ve dış gelişmelerin ele alındığı belirtildi.
Bildiride, “Birlik ve beraberliğimizi, halkımızın huzur ve refahını hedef alan terörizmle, kapsamlı bir yaklaşım ve demokrasiyle hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yürütülen mücadelenin, devletimizin tüm kurumlarının etkin işbirliği temelinde, halkımızın tahrikler karşısında sergilediği sağduyu ve devletimize güven ve desteğinden alınan güçle, bu tehdit bertaraf edilene kadar kararlılıkla sürdürüleceği bir kez daha teyit edilmiştir” denildi.
Irak’ta 7 Mart 2010′da gerçekleştirilen parlamento seçimleri ve seçimlerin ardından başlayan hükümet oluşturma süreci bağlamındaki gelişmelerle Türkiye’nin bu çerçevede çeşitli Iraklı siyasi gruplarla gerçekleştirdiği görüşmelerin ele alındığı, ayrıca terörle mücadeleye ilişkin Türkiye-Irak-ABD üçlü mekanizma sürecinde son dönemde yapılan çalışmaların değerlendirildiği kaydedildi.
ERMENİ İDDİALARI VE KKTC’DEKİ SEÇİMLER
Toplantıda, bazı ülkelerce 1915 olaylarıyla ilgili yapılan açıklamalar ve Türkiye’nin bu konudaki girişimlerinin değerlendirildiğine yer verilen bildiride, şöyle devam edildi:“Türk ve Ermeni uluslarının ortak tarihlerinin ancak gerçekliği tartışılmayacak kanıt ve belgeler temelinde, ön yargılardan arındırılmış olarak, tarafsız ve bilimsel bir yaklaşımla değerlendirilebileceğinin altı çizilmiştir.
Ayrıca Güney Kafkasya bölgesine ilişkin genel bir durum değerlendirmesi yapılarak, bölgedeki son gelişmeler üzerinde durulmuş ve Türkiye’nin Kafkasya’nın tamamında istikrar ve işbirliği anlayışının tesisine atfettiği önem ile bu yönde çaba sarfetme kararlılığı vurgulanmıştır.
KKTC’de gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Ada’da devam eden kapsamlı çözüm müzakereleri ele alınmıştır.
Demokratik ve şeffaf bir ortamda gerçekleştirilen bu seçimlerle Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenen Derviş Eroğlu’nun tarafımızdan olduğu kadar BM tarafından da memnuniyetle karşılanan ve müzakere sürecini kaldığı yerden yapıcı ve dinamik bir biçimde devam ettirme kararlılığını vurguladığı açıklamasının taşıdığı önemin altı çizilmiştir.Kıbrıs Türkleri’nin kapsamlı bir çözüm için sarfettiği ve sarfetmeye devam edeceği samimi iradenin aynı iyi niyetle karşılık bulmaması halinde, KKTC’nin ilanihaye çözümsüzlüğün mağduru olmaya zorlanamayacağı açıktır.
Gelinen aşamada herkese sağduyu ve çözüme destek sorumluluğu düşmektedir. Bu çerçevede Kıbrıs Türkleri’ne yönelik haksız kısıtlamanın kaldırılmasına ilişkin taahhütlere uyulmasının da çözüm çabalarına katkı sağlayacağı vurgulanmıştır. Anavatan ve garantör olarak Türkiye, kapsamlı çözüm müzakerelerine ve Kıbrıs Türk tarafının bu temeldeki yapıcı çabalarına tam destek vermeyi sürdürecektir.”
NÜKLEER SİLAHLARIN AZALTILMASININ ÖNEMİ
Bildiride ABD’nin başkenti Washington’da gerçekleştirilen nükleer zirvenin sonuçlarının değerlendirildiği de ifade edilerek, şunlar kaydedildi:“Bu kapsamda nükleer silahların ve bunların üretiminde kullanılan hassas malzemenin güvenliğinin sağlanması için küresel düzeyde işbirliğinin, bu silahların tedricen azaltılmasının ve bir aşamada ortadan kaldırılmasının küresel ve bölgesel güvenliğin pekiştirilmesindeki önemi vurgulanmıştır. Bu kapsamda ayrıca güvenlik ve emniyet kavramlarının nükleer enerjiden barışçı surette faydalanmak konusunda bir ön koşul olarak değil, bu teknolojiden sorumlu bir şekilde faydalanılmasını teminat altına alacak araçlar olarak görülmesi gereğinin altı çizilmiştir.”
Toplantıda Kırgızistan’da 6-7 Nisan 2010 tarihlerinde meydana gelen olayların ve ülkedeki mevcut durumun ele alındığı belirtilerek, “Kardeş Kırgızistan’da istikrarın kalıcı surette temini yönünde yapmakta olduğumuz yardımlar ve önümüzdeki dönemde gerçekleştirilebilecek işbirliği olanakları değerlendirilmiştir” denildi.
Bülent Ersoy’a icra şoku
Avans aldığı 30 bin TL’yi geri ödemediği iddia edilen Bülent Ersoy’a icra şoku. Mercedes’ini saklayan Türk sanat müziğinin Diva’sı, sahneye çıktığı mekanlara giderken taksiye biniyor.
Bülent Ersoy, geçen yılbaşı gecesi Ankara Limak Ambassadore Otel’de program yapmak karşılığında 30 bin TL avans almıştı. Böbrek rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırılan Ersoy, sahneye çıkmaktan vazgeçmişti. Aldığı avansı geri vermediği iddia edilen sanatçı, otel tarafından mahkemeye verilmişti. Akşam gazetesinde yer alan habere göre; faiziyle birlikte 250 bin TL’yi bulan borcunu ödemek istemeyen Ersoy, temyize başvurdu. Temyizi reddeden mahkeme, icra kararı verince olanlar oldu. Türk sanat müziğinin ‘Diva’sı, üzerine ait olan 2002 model Mercedes’i bir anda yok etti! Sık sık taksiye binerken görüntülenen Bülent Ersoy’un otomobilini nerede sakladığı ise bilinmiyor.
BÜLENT ERSOY ‘ALMADIM’ DİYOR
SANATÇININ menajeri Haluk Şentürk ise ‘Bülent Hanım hastaneden çıktıktan sonra sahneye çıkacağını belirtmişti. Ancak organizasyon şirketi sahne bedeli olan parayı 29 Aralık günü yatırmayıp, sözleşmeyi tek taraflı iptal etti. Para yatırılmış olsaydı, sahneye çıkacaktı. Hakkımızı, hukuk yoluyla aramaya devem edeceğiz’ diye konuştu.

